9 Mart 2012 Cuma

Dukan

Evet zamanında bol bol spor yapıp günde 2,5 litre su içen bir insandan spor yapmayıp koy ver gitsin deyip suffle hayranı bir insana dönüşmemin 1.yılını devirdim. Biraz depresif,hayal kırıklıkları koy vermeme yol açtı. YANLIŞ! yapmayın bunu kızlar üzüldüğünüz anda size uzatılan o enfes,miss gibi kokan,ağızda erirken mutluluk hormonu salgılayan çikolatayı almayın..Sporunuza gidin.Aşırı kilo almamıştım ama almıştım lanet olsun ki,tüm sorumlu depresyon arkadaşlar,üzülmiceksiniz,ağlamıcaksınız,mutlu olmak için tatlıya abanmıcaksınız,eve kendinizi kapatmıcaksınız
Son zamanlarda duyduğum :
-manken gibiydin,hafif gıdığın çıkmış...
Deyişlerinden sonra ve 36 beden kotuma zor girmeye başladığımı fark edince,birden kendime geldim. Neyse aldığım bir kaç kiloyu vermeye kesin kararlıyım. Çevremde deneyen,yapan,uygulayan bir çok arkadaşımdan yola çıkarak aldığım cesaretle Dukan diyetine yarından itibaren başlıyorum. Spor mu? Sporu çok severim bir başladım mı bırakmam onada adımımı attımmıı yaza mis gibi 174 boyunda ki biri olarak 53 kiloya düştüm mü... Neyse.
Ben kendimi nasıl motive ettim kızlar anlatıyım oturduğum yerde birden "obez olursam,yerimden kalkamazsam,nefes almalarım zorlanırsa,victoria's secret mankenleri aklıma gelsin,36 beden fıstık gibi kız olmak,dümdüz bir göbek,şişmanlarsam git gide evden çıkmaya utanmalar,dalga geçilmeler,..." gibi. Sizde çok kilolu insanları aklınıza getirin ve zayıflamış,sportif kadınları aklınıza getirin. Yaz yaklaşıyor kızlar dikkat edin...
Ben yarından itibaren başlıyorum zaman zaman Dukan'ın üzerimde olan etkilerini sizlere bildireceğim..

Uzun zamandır harıl harıl her yere her bulduğum kağıda bir şeyler karalıyorum,çiziyorum,yazıyorum.Günlük bile tutmuşluğum var. Blog yazmaya bin kez yeltendim ama tipik bir yay burcu olduğum için üşengeçliğim bu hazin sonu getirdi: yazamadım.
Şimdi gel gelelim ilham kaynağıma hurriyet.com da bloggerlarlardan birinin açmış olduğu hatta reklamını yapıyım > http://locosmetico.blogspot.com/ < blogu incelerken ilgimi çeken bir konuya parmağımı bastım.
Malumunuz bayanların kozmetiğe ve alışverişe merakı bir şehir efsanesi değil hayatın ta kendisidir.Bu bir hobi değildir aslında bir yaşam tarzıdır,bir ihtiyaçtır,yemek yeme,su içme vs... gibi.
Velhasıl bende düşün düşün yaştır işin olayına girmeden bol aşklı olmadan zaafımı klavyeye dökiyim dedim.
Markete,parfümerilere,kozmetik mağazalarına adımımı atmamla farklı bir dünyaya giriş yapmam bir oluyor,kendimi kaybediyor gözlerim kamaşıyor ağlamaklı oluyorum dersem abartırmıyım acaba...
Blogumun ıvır zıvırdan oluştuğunu ordan burdan ne fikrim varsa paylaşacağımı bildiririm.Takipte kalınız...